Kaybı Yazmak? (Kayıp ve Yas Süreci)
- Klinik Psk. Dr. Felek Yoğan
- 8 Şub
- 1 dakikada okunur
Bu günlerde Annie Ernaux üzerine bir yazı yazmak için bazı okumalar yaparken bir makalenin içinde, Annie Ernaux’nun "Bir Kadın" isimli kitabından alınmış, şu cümlelere denk geldim:
"Annem hakkında yazmaya devam edeceğim. O, benim için gerçekten önemli olmuş tek kadındır [...] Belki de hastalığının ve ölümünün hayatımın geçmiş akışı içinde erimesini beklesem daha iyi olurdu... Ama şu an başka bir şey yapabilecek durumda değilim." *
Annie Ernaux burada annesinden söz eder. Gerçek’te ölmüş bir anneden. Hastalanmış, sonra ölmüş bir anneden. Ve tüm bunları anlamlandırmaya çalışırken, yani bir kayıp ve devamında gelen yas süreci içindeyken, onun hakkında yazdığından bahseder.
Bir yandan, belki de tüm bunları “demlenmeye bırakmanın” daha iyi olacağını düşünür. Zamanın, olan biteni kendi içinde eritmesini beklemek gibi. Ama yine de şunu söyler:
Yazmak dışında yapabileceği başka bir şey yoktur.
Buna belki şöyle yaklaşabiliriz:
Yazmak, bir düşünme ve anlamlandırma sürecidir. Aynı zamanda bir kayda geçirme biçimidir.
Bazı kayıplar vardır; bekleyerek erimezler, zamanla “yerine oturmazlar”.
Yazı o kaybı çözmez. Ama onunla birlikte var olmanın bir yolunu açar.
Ve bazen insan, yazmaktan başka bir şey yapabilecek durumda değildir.
Kaybın etrafında dönen sözcükler ise acıyı yok etmese de özneye tutunacak bir zemin sunar.
*Yazıda bahsettiğim makalenin ismi: L’écriture autobiographique dans Une femme d’Annie Ernaux (Yazarı: Imane Bouchahta)
**Bu makaleden alıntı olarak aldığım kısım ise, makalenin yazarı tarafından, Annie Ernaux’nun Türkçeye “Bir Kadın” olarak çevrilmiş kitabından alınmıştır.



Yorumlar